30
May
velibahceci tarafından Liderlik'da postalandı. 1 Yorum
- Genç Liderler Aranıyor:))
Son yıllarda ülkemizin belki de en çok ihtiyaç duyduğu konuların başında geliyor ‘Genç Lider Eksikliği’. Pek çok yerde okumuşluğum ve dinlemişliğim var bu konuyu. Ama hala net bir yol haritası yok bu meledin. Yani var daa, Türkiyede o mantık hala oturmadı diyelim. Nedir inceleyelim?
1. Eğitim Sistemi: Eğitim sistemimiz resmen lider kişilikli, sorgulayan gençlerin çıkmaması üzerine kurulmuş bir sistem. Bence; ‘Türk çocukları okula başlayana kadar dünyanın en zeki çocuklarıdır. Okul başladıktan sonra zeka seviyeli kademeli bir şekilde azal(t)ılır. Eğitim sistemimiz açık bir şekilde ”öğütüm” sistemi olmuş yani. Ve zekalarımızı öğütüp duruyor yıllardır. Lisedeki coğrafya hocam Mesut Bey ‘test çözmek aptalların işidir’ derdi. Vallahi haklıymış Mesut Bey. Mesela Siz ilkokulda körpe çocuğun önüne dayarsanız 3 şıklı soruyu, çocuk hayata ‘Allahım, % 66.66 hata yapacam’ diyerek bakar. Sonraki yıllarda 4 şıklı olur sorular çocuk der ki ‘%75 hata yapcam herhalde’. Sonra gelir liseye olur bu pay % 80. Kademe kademe almış oluruz bu çocuğun yaratıcılığını işte bu şekilde… Sonra bekle ki gelsin Genç Liderler. Nereye geliyor, nasıl geliyor bu sistemde… Millet testlerin içinde harcıyor en dinamik yıllarını..
2. Aile: Çocuk ufakken neye elini uzatsa ‘dıtt, cıss, elleme, dokunma, oraya gitme, Allah baba yakar, uff olursun’ falan filan. Ya Ben anlamıyorum Biz nasıl öğreniyoruz bu kadar şeyi? Baksanıza zeki olduğumuz burdan belli aslında. Doğuştan itibaren sorgulama, kurcalama isteği köreltilen gençler (yani biz) herşeyi ne kadar da çabuk kavrıyoruz. Dünya şartlarına hemen ayak uyduruyoruz. Aranızdan ‘hani bizde bu iş olmuyodu?’ diyenleri duyar gibiyim. Onun için açıklık getireyim konuya. Biz dünya standartlarına ayak uydurmak ta iyiyiz ama dünya standartlarını belirlemek konusunun yanından bile geçemeyiz, geçemiyoruz da. İşte zaten sorun da bu. Standartlara ayak uydurmak değil standartları belirlemek liderlerin işidir. Uzun lafın kısası Gençler Lider Ruhlu Yetişmiyorlar…
3. Ekonomik Refah: Aslında bu konunun bağlı olduğu en önemli kriterdir EKONOMİ. Zira ekonominiz iyi olsa da Üniversitelere adam akıllı ödenekler ve Rektörler verilse durum biraz daha farklı olurdu düşüncesindeyim. Mesela daha rahat bir araştırma ortamı hazırlansa, daha rahat yurt dışı olanakları sunulsa, daha rahat sosyal yaşam imkanları sağlansa emin olun Genç Liderler yetişirdi bu ülkede. Ama dedim ya tüm bunlar ekonomiye bağlı faktörler.
4. Yozlaştırma (Çevre): En acı faktördür maalesef. Zamanımızda Gençler o kadar kolay harcanıyor ki. Daha hiçbir başarı elde etmemişken 3 ay tatil veriyorsunuz insalara, yetmiyor yaklaşık 2 ay da sene içersinde tatil var. Tabii bu kadar tatil imkanı olan gençte kafayı bomboş işlerle dolduruyor. Her gece o bar senin bu disco benim, sabah kalkar iddia oynarız, öğlen kafe de hatun keseriz*, öğleden sonra PS oynarız, bide msn de chat yaptık mı tamamdırr. Gerçi bunları fotoğraflayıp facebook’a koymassak kızar mutual friendslerimiz dimi? Neyse sakin olayım gene coştum:) Arkadaşlar Kung-fu öğrenmek isteyenlere ilk öğrettikleri şey nedir bilir misiniz? Kafayı boşaltmak, bildiklerini unutmak.. Zira dolu olan bir bardağa daha ne koyabilirsiniz ki değil mi? İşte bu misal bizim gençlik te. Kafa çok dolu çoook, etrafta dönenleri anlamayacak kadar boş işlerle dolu kafalar..
Gelelim başlıktaki sorumuza.. Nasıl olcak bu iş? İşte reçetem: Öyle ya da böyle gencimiz kapağı üniversiteye atmak zorunda. Daha sonra da sağcı,solcu,dinci,örgütçü hiç birine takılmadan kendisini yetiştirmeye bakmalı. Gündemi takip etmeli, günlük tutarak ve/veya bir blog ile yorumlarını yazmalı, vasıflı arkadaş çevresini gün be gün arttırmalı, kafasını boş işlerle doldurmamalı, ne çok silik ne çok sivri olmalı, internette mail,facebook,msn dışında araştırma yaparak geçirmeli, kendisine güveni hep tam olmalı, çok okumalı, çok gezmeli, sormalı, kurcalamalı vs vs…
Aslında benimkisi ‘Rüzgara sövmeyi bırakıp, yelkenleri açma’nın reçetesi. Yani vay efendim bu sistemle, ekonomiyle, sosyolojik yapıyla biz nasıl genç lider yetiştirelim demektense, mevcut durumu lehimize çevirebilmeliyiz. Zaten liderin de en önemli özelliği bu değil midir?
* Bayanlardan özür dilerim ama tabir böyle:))
Posted by Y.Doç.Mürsel AKDENK on Temmuz 2, 2009 at 5:36 pm
Çok Değerli Gençlik Liderliği Araştırmacıları ve Eğitimcileri ; yazılarınızdaki bazı konulara katılıyorum.Bu alanlarda yazdığınız ve gündemde tuttuğunuz için kalbi teşekküler…Ancak belirtilen konularda 1974-1986 yılları arasında Türkiye’de GENÇLİK VE SPOR AKADEMİLERİadlı 3 kurum vardı.Bunlar; lisans ve lisans üstü eğitim vediler; yaklaşık 4000 mezunu ve 1000 civarında hocaları vardı . Bendenizde ilgili kurumdan mezunum…Bazıları İnternette de olan makalelerimiz vardır.Lisantan Doktora Programı dahil, karşılaştırmalı Gençlik Spor ve rekreasyon Eğitimi Dersleri de veriyorum…halen Avustralyadaki AVUSTRALYA TÜRK LİDERLİK AKADEMİSİ adlı bir biriminde kurucusuyum…Ümit ediyorum. Birlikte çalışırsak kısa zamanda daha büyük Gelişme kaydederiz. türkiyede gençlik liderliği programı ve merkezi açabiliriz…İyi haberlerinizi beklerimsaygılarımla.Melbourne-Avustralya:3.7.2009
NOT:1-haberleşmede bu e-maile yazabilirsiniz… akdenkmursel@hotmail.com
2-GENÇLİK LİDERLİĞİ EĞİTİM adlı şuanda bir kurs; ders notları çalışması yazıyorum…